☼21°İSTANBUL

Karadeniz’de Palamut Bolluğu Yaşanıyor: Balık Bol Ama Balıkçı Batıyor En Ucuz Balık Palamut Yiyin Da…

Karadeniz’de 2026 balıkçılık sezonunda palamut bolluğu yaşandığını belirten Yalıköy Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Mustafa Mollaoğlu, balıkçı teknelerinin limanlara tonlarca balıkla döndüğünü söyledi. Gemiden kilogram fiyatı değil, tanesi 30-40 TL’den satış yaptıklarını ifade eden Mollaoğlu, artan mazot, kasa, köpük ve nakliye maliyetleri nedeniyle balıkçıların ekonomik sıkıntı yaşadığını belirterek devletten ÖTV’siz, KDV’siz veya indirimli mazot ile uygun koşullu kredi desteği istedi.

Karadeniz’de Palamut Bolluğu Yaşanıyor: Balık Bol Ama Balıkçı Batıyor En Ucuz Balık Palamut Yiyin Da…
5 dk okuma

Karadeniz’de palamut bolluğu balıkçıların yüzünü güldürürken, üreticiler artan maliyetler nedeniyle zor günler geçiriyor. Yalıköy Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Mustafa Mollaoğlu, Trabzon açıklarında avlanan balıkçıların limana tonlarca palamut getirdiğini belirterek bu yılki bolluğun geçmiş yıllara kıyasla oldukça yüksek olduğunu söyledi.

Geçen yıl palamut avının yok denecek kadar az olduğunu ifade eden Mollaoğlu, bu sezon ise Batı ve Doğu Karadeniz’in geniş bir bölümünde palamut bolluğu yaşandığını dile getirdi. Bolluğun yaklaşık bir buçuk aydır devam ettiğini belirten Mollaoğlu, hava koşullarının uygun olması hâlinde avcılığın süreceğini kaydetti.

“Geçen yıl bir tane olmayan palamut, bu sene Karadeniz’i doldurdu. Böyle bir bolluk ve bereket her sene yaşanmıyor. Vatandaşlarımız bu fırsatı değerlendirsin, bol bol balık tüketsin” diyen Mollaoğlu, Türkiye’nin dört bir yanına taze balık ulaştırdıklarını söyledi.

GEMİDEN 30-40 TL’YE SATILIYOR

Palamut bolluğunun fiyatlara da yansıdığını belirten Mollaoğlu, balıkçıların ürünlerini gemiden tanesi 30-40 TL civarında satışa sunduğunu ifade etti. Ancak balığın tüketiciye ulaşana kadar nakliye, depolama ve diğer dağıtım maliyetlerinin eklendiğini vurgulayan Mollaoğlu, limandaki fiyatlarla pazarlardaki fiyatların birbirinden farklı olabildiğine dikkat çekti.

Palamutun bu sezon Türkiye’deki en uygun fiyatlı balıklar arasında yer aldığını belirten Mollaoğlu, vatandaşlara balık tüketmeleri çağrısında bulundu.

Mollaoğlu, “Bu bolluk her sene olmaz. Seneye belki bir tane palamut bulunamayacak. Şimdi vatandaşlarımızın bu nimetten yararlanmasını istiyoruz. Türkiye’nin bütün şehirlerine balık gönderiyoruz. Palamutun ulaşmadığı şehir neredeyse kalmadı” ifadelerini kullandı.

BALIKÇI BOLLUĞA RAĞMEN GEÇİM SIKINTISI YAŞIYOR

Denizdeki bolluğun balıkçının ekonomik sorunlarını ortadan kaldırmadığını belirten Mollaoğlu, düşük satış fiyatları ve yükselen giderlerin sektörü zorladığını söyledi.

Mazot, tayfa ücretleri, balık kasaları, köpük kutular ve nakliye giderlerinin önemli bir maliyet oluşturduğunu belirten Mollaoğlu, balıkçıların mevcut koşullarda ayakta kalmakta zorlandığını dile getirdi.

“Balık çok ama balıkçı batıyor. Bolluk var, bereket var ama işin içinden çıkamıyoruz. Balığın bol olması fiyatları düşürüyor. Buna karşılık bizim masraflarımız azalmıyor. Balıkçının emeğinin karşılığını alabilmesi gerekiyor” diyen Mollaoğlu, yetkililerden sektörün sorunlarına çözüm bulmalarını istedi.

“GECELİK 3-4 TON MAZOT YAKIYORUZ”

Balıkçılığın yüksek gider gerektiren ve ağır çalışma koşullarına sahip bir meslek olduğunu vurgulayan Mollaoğlu, büyük balıkçı teknelerinin günlük yakıt tüketiminin oldukça yüksek olduğunu söyledi.

Bir teknenin gecelik 3-4 ton mazot tüketebildiğini ifade eden Mollaoğlu, bu giderin tayfa ücretleri ve diğer işletme masraflarından ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Mollaoğlu, “Gecelik 3-4 ton mazot yakıyoruz. Bunun yanında tayfa giderlerimiz, kasa ve köpük masraflarımız var. Balıkları Türkiye’nin farklı şehirlerine ulaştırmak için nakliye ücretleri ödüyoruz. Bütün bu giderlerle ayakta kalmamız giderek zorlaşıyor” ifadelerini kullandı.

DEVLETTEN ÖTV’SİZ VE KDV’SİZ MAZOT TALEBİ

Balıkçılık sektörünün sürdürülebilirliği için devlet desteğinin artırılması gerektiğini savunan Mollaoğlu, özellikle akaryakıt maliyetlerinin düşürülmesini istedi.

Türk balıkçısının korunması gerektiğini vurgulayan Mollaoğlu, ÖTV’siz ve KDV’siz mazot ya da indirimli yakıt desteğinin sektör açısından önemli bir rahatlama sağlayacağını dile getirdi.

Mollaoğlu, “Buradan yetkililere sesleniyorum. Cumhurbaşkanımıza ve devletimize çağrıda bulunuyorum. Türk balıkçısına sahip çıkılsın. Bize indirimli mazot verilsin. Bu maliyetlerle mücadele etmekte zorlanıyoruz. Balıkçılık ayakta kalmalı ki ülkemiz taze balığa ulaşmaya devam etsin” dedi.

BORÇLAR İÇİN UZUN VADELİ KREDİ İSTEDİ

Mollaoğlu, yalnızca yakıt desteğinin değil, balıkçıların finansman sorunlarına yönelik çözümlerin de gerekli olduğunu belirtti. Sektörde biriken borçların ödenebilmesi ve işletmelerin faaliyetlerini sürdürebilmesi için uygun koşullu kredi imkânı talep etti.

Üç yıl vadeli, uygun koşullarda kredi verilmesinin balıkçıların borçlarını yapılandırmasına ve ekonomik açıdan rahatlamasına yardımcı olabileceğini ifade eden Mollaoğlu, desteklerin gecikmeden değerlendirilmesini istedi.Mollaoğlu, “Balıkçılarımızın borçlarını ödeyebilmesi ve yeniden rahat bir nefes alabilmesi gerekiyor. Bize uygun koşullarda kredi sağlansın. Türk balıkçısı ayakta kalsın, ülkemiz balıksız kalmasın” diye konuştu.

50 KİŞİLİK EKİPLE ZORLU MÜCADELE

Büyük balıkçı teknelerinde avcılığın çok sayıda kişinin emeğiyle gerçekleştirildiğini belirten Mollaoğlu, kendi teknelerinde yaklaşık 50 kişilik tayfa ile çalıştıklarını söyledi.

Ağların denize bırakılmasından çekilmesine, balıkların tekneye alınmasından kasalanmasına ve limanda araçlara yüklenmesine kadar her aşamada yoğun emek harcandığını anlatan Mollaoğlu, bu sürecin hem fiziksel hem de ekonomik açıdan zorlayıcı olduğunu dile getirdi.Balıkların limana ulaştıktan sonra ezilmeden kasalanması ve uygun koşullarda soğutulmasının da önemli olduğunu vurgulayan Mollaoğlu, sevkiyat sırasında ürün kalitesinin korunması için ekiplerin aralıksız çalıştığını belirtti.

“BİR BUÇUK AYDIR AİLEMİZİ GÖREMİYORUZ”

Balıkçılığın yalnızca ekonomik değil, sosyal açıdan da ağır fedakârlıklar gerektirdiğini belirten Mollaoğlu, uygun hava koşullarında günün her saatinde denizde olduklarını söyledi.

Yaklaşık bir buçuk aydır denizde olduklarını ve ailelerinden uzak kaldıklarını ifade eden Mollaoğlu, balıkçılığın zorlu çalışma koşullarına dikkat çekti.

Mollaoğlu, “Bir buçuk aya yaklaştı, ailemizi ve çocuklarımızı göremiyoruz. Hava uygun olduğunda 24 saat mücadele ediyoruz. Amacımız Türkiye’de insanlar balık yesin, ülkemiz balıksız kalmasın. Bu iş kolay değil. Bu emeğin ve fedakârlığın karşılığının alınması gerekiyor” dedi.

GIRGIR BALIKÇILIĞINI SAVUNDU

Gırgır tekneleriyle yapılan avcılığa yönelik eleştirilere de değinen Mollaoğlu, bu teknelerin taze balığın tüketiciye ulaştırılmasında önemli bir rol oynadığını savundu.

Büyük ölçekli balıkçılığın denizdeki avcılığın yanı sıra balıkların hızla limana getirilmesi, uygun biçimde kasalanması, soğutulması ve ülke genelinde dağıtılmasını da kapsadığını belirten Mollaoğlu, gırgır balıkçılığına yönelik eleştirilerin sektörün çalışma koşulları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Mollaoğlu, “Bu balıkçılar olmasa vatandaşlarımız bu kadar taze balığa nasıl ulaşacak? Balıklar denizden çıkar çıkmaz kasalanıyor, deniz suyu ve buzla soğutuluyor, ardından sevkiyata hazırlanıyor. Bu iş büyük bir emek ve organizasyon gerektiriyor” diye konuştu.

“TÜRK BALIKÇISI AYAKTA KALMALI”

Açıklamasının sonunda yetkililere çağrısını yineleyen Yalıköy Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Mustafa Mollaoğlu, balıkçılık sektörünün desteklenmesinin yalnızca üreticiler için değil, tüketicilerin taze ve uygun fiyatlı balığa ulaşabilmesi açısından da önemli olduğunu söyledi.Mollaoğlu, yakıt maliyetlerinin düşürülmesi, uygun finansman imkânlarının sağlanması ve balıkçıların ekonomik koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini belirterek, Karadeniz’deki bolluğun sürdürülebilir balıkçılıkla desteklenmesi çağrısında bulundu.

Mollaoğlu, “Biz ülkemiz ve insanlarımız balık yesin diye denizlerde mücadele ediyoruz. Türk balıkçısına sahip çıkılsın. Balıkçımız ayakta kalırsa vatandaşımız da taze balığa ulaşmaya devam eder” ifadelerini kullandı. ORDU OLAY

Bu haber sizde ne hissettirdi?

Tepkinizi paylaşın. Seçiminizi değiştirebilirsiniz.

SIRADAKİ HABEROrdu Devlet Hastanesi İçin Çağrı: “2015’te Mümkündü Bugün Ne Değişti?” Trabzon’a Var Rize’ye Var Ordu’ya Neden Yok?
→

Yorumlar

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır.

Editörün seçtikleri

Tüm haberler →